en-UStr-TR
Ulusal Önleme Mekanizması

ULUSAL ÖNLEME MEKANİZMASI OLARAK TÜRKİYE İNSAN HAKLARI KURUMU


İşkence günümüzde de en ağır insan hakkı ihlallerinden biri olarak kabul edilmektedir. İşkence gören kişiye ruhen ve bedenen doğrudan zarar veren işkence eylemleri, mağdur dışında aile ve sosyal çevresi üstünde de ağır izler bırakmaktadır.
 
Uzun yıllar boyunca insan hakları alanında çalışan uzman, örgüt, kurum ve kuruluşlarca işkencenin önlenmesi, işkence yapanların cezalandırılması ve işkence mağdurlarına ve ailelerine destek sunulması amacıyla çok sayıda çalışma yürütülmüştür. Tüm bu çalışmaların en somut sonuçlarıysa uluslararası, bölgesel ve ulusal düzlemde hazırlanmış ve yürürlüğe konmuş uluslararası sözleşme, mekanizma ve yasal metinlerdir.
 
İşkenceyle mücadele ve işkencenin yasaklanması bağlamında önemli olan uluslararası belgelerden bazıları şu şekilde sıralanabilir:
  • 1948 tarihli İnsan Hakları Evrensel Bildirisi (m.5)
  • 1966 tarihli Uluslararası Medeni ve Siyasal Haklar Sözleşmesi (m.7)
  • 1950 tarihli Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (m. 3)
  • 1978 tarihli Amerikalılar Arası İnsan Hakları Sözleşmesi (m.5)
  • 1981 tarihli Afrika İnsan ve Halklar Hakları Şartı (m.5)
Bu sözleşmeler dışında Silahlı Çatışmalarda Yaralananları Koruma Hakkındaki 1949 Cenevre Antlaşmalarının tüm metinlerde ortak olan 3.1a ve 3.1c maddelerinde, Siviller Hakkındaki Antlaşmanın 147. maddesinde, 12 Ağustos 1949 tarihli Savaş Alanındaki Yaralılar Hakkındaki Sözleşme’nin 49’dan 51’e kadarki maddelerinde, Deniz Yaralıları Hakkındaki Sözleşme’nin 51’den 53’e kadarki maddelerinde, 10 Aralık 1984 tarihli BM Çocuk Haklarını Koruma Sözleşmesinin 37 ve 39. maddelerinde de konuya yer verildiği görülmektedir.
 
Öte yandan Türkiye’nin de tarafı olduğu 10 Aralık 1984 tarihli BM İşkenceye ve Diğer Zalimane, İnsanlık Dışı veya Onur Kırıcı Muamele veya Cezaya Karşı Sözleşme ve 26 Kasım 1987 tarihli İşkence, İnsanlık Dışı ve Onur Kırıcı Ceza ve Muamelelerin Önlenmesine Dair Avrupa Sözleşmesi ise konuya ilişkin iki önemli belgedir ve bu sözleşmelerle önemli izleme mekanizmaları öngörülmüştür. Söz konusu sözleşmeler, diğer belgelerle getirilmiş düzenleme ve mekanizmalar yeterli korumayı sağlayamadığı için daha etkili ve etkin bir mücadeleyi amaçlamışlardır.
 
Bu bağlamda ilk olarak, İşkence, İnsanlık Dışı ve Onur Kırıcı Ceza ve Muamelelerin Önlenmesine Dair Avrupa Sözleşmesi’nin 3 üncü maddesi uyarınca Avrupa İşkencenin ve İnsanlık Dışı veya Onur Kırıcı Ceza veya Muamelenin Önlenmesi Komitesi yani kısaltılmış adı ile CPT kurulmuştur. CPT bir soruşturma kurumu olmamakla birlikte, özgürlüklerinden yoksun bırakılmış insanları işkenceye ve diğer tür kötü muameleye karşı korumaya yönelik yargı dışı bir mekanizma sağlamaktadır.
 
1987’de yürürlüğe giren Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşme ise, işkencenin ortadan kalkmasıyla ilgili olarak hukuki bağlayıcılığı olan uluslararası/evrensel düzeydeki tek sözleşmedir. İşkenceye Karşı Sözleşme, Taraf Devletler tarafından yerine getirilmek üzere işkenceyi yasaklamayı ve engellemeyi amaçlayan bir dizi yükümlülük içermektedir. Sözleşme ile konuya ilişkin getirilmiş en önemli düzenleme belki de işkencenin mutlak olarak yasaklanmış olmasıdır; yani işkence her koşulda yasaktır ve ihlal edilmesi mümkün değildir.
 
Ancak başta BM Sözleşmesi, İşkenceye Karşı Komite (İKK) ve İşkence Özel Raportörlüğü ve diğer sözleşmelerin ilgili hükümleri ile Avrupa Konseyi bünyesindeki sözleşme ve mekanizmalara (CPT) rağmen işkencenin tüm dünyada ciddi ve yaygın bir sorun olarak varlığını devam ettirmesi yeni bir takım düzenleme ve mekanizmaların gerekliliğini ortaya çıkarmıştır.
 
Bu bağlamda, İşkence ve Diğer Zalimane, İnsanlık Dışı ya da Aşağılayıcı Muamele ya da Cezaya Karşı Sözleşmeye Ek Seçmeli Protokol (OPCAT), Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 18 Aralık 2002 tarihli elli yedinci oturumunda (karar sayısı: 57/199) kabul edilmiş ve 22 Temmuz 2006 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
 
Protokol’ün amacı, işkencenin ve diğer zalimane, insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele ya da cezanın önlenmesi amacıyla, özgürlüklerinden yoksun bırakılan kişilerin alıkonuldukları yerlere bağımsız uluslararası ve ulusal organlar tarafından gerçekleştirilecek olan bir düzenli ziyaretler sistemi kurmaktır. Protokol, bir yandan, Birleşmiş Milletler sistemi içinde "İşkencenin Önlenmesi Alt Komitesi (SPT)"ni kurarken, diğer yandan da taraf devletlere, Protokol’ün onaylanmasının ardından en geç bir yıl içinde, işkencenin ve diğer zalimane, insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele ya da cezanın önlenmesi için “Ulusal Önleme Mekanizması (UÖM)” olarak adlandırılan bir ya da daha fazla sayıda ulusal organ kurma, atama ya da (var olanları) muhafaza etme yükümlülüğünü getirmiştir.
 
Protokol, ihlal sonrası devreye girecek bir sistem değil ziyaretler aracılığıyla önleyici ve caydırıcı bir yaklaşım öngörmektedir. Öte yandan, Protokol’le amaçlanan denetimden öte taraf devletlere işkence ve kötü muameleyle daha iyi mücadele anlamında destek verebilmek, devletlerle işbirliği ve diyaloğa dayalı çalışma yürütebilmektir.
 
Türkiye, OPCAT’i 14 Eylül 2005’te imzalamış, 23 Şubat 2011 tarihli ve 6167 sayılı Kanunla onaylanmasını uygun bulmuş ve Protokol, 15 Haziran 2011 tarihinde onaylanmıştır.
 
Onaylama sürecinin ardından, 28 Ocak 2014 tarihli ve 28896 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 9/12/2013 tarihli ve 2013/5711 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Türkiye İnsan Hakları Kurumu, UÖM olarak belirlenmiştir.
 
Kurum’un UÖM olarak belirlenmesinden sonra şu ana kadar Kuruluş Kanunu’nda herhangi bir değişiklik yapılmamış ise de Kuruluş Kanunu’nda belirtilen yetkiler ve Anayasa’nın 90. maddesi uyarınca iç hukuk kuralı hükmünde olan OPCAT hükümleri kapsamında, Kurum, alıkonulma yerlerinde özgürlüklerinden yoksun bırakılan kişilere yapılan muameleyi, bu kişilerin işkenceye ve diğer zalimane, insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele ya da cezaya karşı korunmalarını güçlendirmek amacıyla, düzenli biçimde incelemek; BM’nin konuyla ilgili normlarını dikkate alarak, özgürlüklerinden yoksun bırakılan kişilere yapılan muamelenin ve koşullarının iyileştirilmesi amacıyla ve işkence ve diğer zalimane, insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele ya da cezayı önlemek amacıyla ilgili makamlara tavsiyelerde bulunmak; mevcut ya da tasarı halindeki mevzuata ilişkin olarak önerilerini ve tespitlerini sunmak ile görevli ve yetkilidir.
 
Ulusal Önleme Mekanizmasının görevlerini yerine getirebilmesi için taraf devletlere yüklenmiş olan bazı sorumluluklar bulunmaktadır. Bu yükümlülükler; UÖM’nin, tüm alıkonulma yerlerini ziyaret edebilmesini, gerek duyduğu tüm bilgiye ulaşabilmesini, ilgili olabilecek kişilerle görüşebilmesi, ziyaret edilecek yer ve kişileri serbestçe seçebilmesi, SPT ile diyaloğa girmesini, görüşme yapabilmesini sağlamak şeklinde özetlenebilir.
 
Protokol ile ziyaretlerin gerçekleştirileceği alıkonulma yerleri sınırlı olarak belirtilmemiş, devletin yargı yetkisi ya da denetimi altında bulunan sınırlar içinde, kişilerin bir kamu makamının verdiği emre binaen ya da kamu makamının teşviki veya rızası ya da bilgisi dahilinde, kişilerin özgürlüklerinden alıkonuldukları kamusal ya da özel alanların ziyaret sisteminin kapsamında yer aldığı ifade edilmiştir. Bu çerçevede, UÖM olarak Türkiye İnsan Hakları Kurumu’nun, ceza infaz kurumları, nezarethaneler, yetiştirme yurtları, rehabilitasyon merkezleri, mülteci kampları, psikiyatri klinikleri başta olmak üzere hastanelerin ilgili bölümleri, havalimanlarında ve sınır geçiş noktalarında bulunan alıkonulma yerleri, geri gönderme merkezleri gibi pek çok alıkonulma yerine ziyaretler düzenleme ve inceleme yetkisi bulunmaktadır.
 
Kurum, re’sen veya başvuru üzerine harekete geçerek, söz konusu alıkonulma yerlerine yaptığı haberli veya habersiz ziyaretler aracılığıyla alıkonulma koşulları ve alıkonulanların tabi tutuldukları muameleyi incelemekte, ziyarete ilişkin raporlar hazırlamakta ve bu raporları düzenli olarak Kurum’un resmi internet sitesinde yayımlamakta, kamu kurum ve kuruluşları ve sivil toplum örgütleri ile paylaşmaktadır.
 
TÜRKİYE İNSAN HAKLARI KURUMU
AdresYüksel Caddesi No:23, Kat 3, Yenişehir 06650 Ankara - Türkiye   Telefon+90 (312) 422 29 00 / 20    E-posta tihk@tihk.gov.tr
Copyright 2017 by TIHK